Sinan Adıyaman

Sinan Adıyaman

SAĞLIK

HAKLI ÇIKTIK

15 Temmuz 2021 - 10:36


1)Pandemi ile mücadelede başarı için Şeffaflık talep ettik, haklı çıktık.

16 ayı geride bıraktığımız pandeminin başından beri şefaflık talep ettik. Tüm süreç boyunca
toplumdan gerçekler gizlendi. Açıklanan vefat sayıları ve rakamlara gerçekliği ifade
etmediğini meslektaşlarımız ve sağlık çalışanları tanıklık etti. Sağlık bakanlığı, Mızrak çuvala
sığmayınca  sadece 30 eylülde yaptığı basın açıklaması ile her vakanın hasta olmadığını açıklayarak kara bir tabloya dönüşen Turkuaz tabloya bir gecede 1 milyondan fazla
iyileşen hasta sayısı ekledi. Böylece SB tarafından sunulan veriler güvenilmez olduğu yapılan şeffaflık
araştırmasında da ortaya çıktı.               
2. Pandemi ile mücadelede başarı için Aklın ve Bilimin ışığında bir Pandemi yönetimi talep
ettik, haklı çıktık.

Salgının  başında epidemiyolojik veriler ışığında belirlenecek bir süre için toplumsal hareketliğinin kısıtlanması yaygınlaştırılarak sürdürülmesi , aktif sürveyans ve filyasyonun yanı sıra, endikasyonu olan herkese test uygulanabilmesi sağlanması, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmesi gerektiğini söyledik.. Ayrıca olgu sayıları ve sağlık hizmeti kapasitesi iller bazında değerlendirilerek, gerektiğinde, çalışma koşulları ve fizik mesafeyi korumayı sağlayacak önlemler il bazında hatta ilçe ilçe mahalle mahalle  alınmalıdır dedik.Filyasyon başladı.Ancak bu bile bilimsel yapılmadı.
Epidemiyoloji bilimine uygun, etkili olduğu kanıtlanmış ve yaşamın içinde sınanmış pratiklerin
hayata geçirilmesinin pandemi ile mücadelede başarıyı getireceğini, ülkemizde yapılanların akla ve
bilime aykırı olduğunu söyledik, haklı çıktık. Başarısız salgın yönetimi nedeniyle toplumsal düzeyde
yıkıcı sonuçlar ortaya çıktı. Dünyada vaka sayılarının en fazla olduğu, doğrudan ve dolaylı olarak en
fazla ölümün yaşandığı ülkelerden biri olduk.

3. Pandemi ile mücadelede başarı için Pandemi yönetimine toplum katılımının sağlanmasını
talep ettik, haklı çıktık.

Toplumun tüm kesimlerini temsil eden Demokratik Kitle örgütlerini, Meslek odalarını, Sendikaları,geniş interdisipliner bilim insanlarının sürece ve karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımınnın
pandemi ile mücadelede başarıyı getireceğini ifade ettik, haklı çıkttık. Gelinen aşamada Türkiye’de
salgın süreci yönetimi katılımcılıktan uzak topluma güven vermeyen bir tarzda yürütülmeye
devam edilmektedir. Bu da salgının kontrol altına alınamamasının en önemli etkenlerinden
biridir.

4. Pandemi ile mücadelede başarı için yoksul halk kesimlerine Sosyal destek talep ettik,
haklı çıktık.

  • Düzenli geliri olmayanların, günlük kazanabilenlerin, yoksulların günlük zorunlu gereksinimlerinin karşılanmasının mümkün olmadığı koşulları değiştirilmeden; toplum hareketliliğinin kısıtlanması başta olmak üzere tek başına salgına karşı alınması gereken önlemleri tartışmak yeterli değildir dedik haklı çıktık.
 
Yaşamını gündelik işlerle idame ettiren işçiler ve yoksul halk kesimlerine ücretsiz ve nitelikli
maske temini, hijyen malzemelerinin sağlanması, “barınma-ısınma-su-elektrik, gıda ve iletişim’’
için sosyal destekte bulunmanın zorunlu olduğunu dile getirdik, haklı çıktık. Salgına dair veriler
COVİD-19 hastalığının bir işçi sınıfı ve yoksul halk kesimlerinin hastalığı olduğunu, yayılımın en fazla
bu kesimler içerisinde olduğunu ortaya koyuyor.
5. Pandemi ile mücadelede başarı için tedavi edici sağlık kuruluşlarından önce toplumsal
bulaşıcılığının engellenmesi gerektiğini ifade etik, haklı çıktık.
Salgının toplumsal etkilerinin azaltılması için özel olarak salgına tedavi edici sağlık kuruluşlarından
önce toplum bazında bulaşıcılığın engellenerek, başta hekimler ve onların meslek örgütleri olmak
üzere toplumun bütün kesimlerini içine alan topyekûn mücadele ve kolektif dayanışma ruhu
sergilenmesi gibi gereksinimlere defalarca dikkat çektik. Gelinen aşamada bu yapılamadığı için salgına
karşı başarısız olundu.

6. Pandemi ile mücadelede başarı için Bulaş kaynağını saptamak ve tüm temaslılarının
saptanması için etkin filyasyon çalışması gerektiği ifade ettik, haklı çıktık.

Salgın ile mücadelede olası vakaların erken yakalanmasına yönelik yaygın test yapılması,
pozitif saptanan vakaların sağlık kurumlarında (sahra hastaneleri, yurtlar dahil) izolasyonun
sağlanması, bulaş kaynağını saptamak ve tüm temaslılarının saptanması için etkin filyasyon
çalışması için birinci basamağın bütünlüklü bölge esaslı bir sağlık sistemine geçmesi,
Temaslıların karantina altına alınması, barınma koşulları uygun olmayanlar için yer
sağlanması, bu aşamada ekonomik ve sosyal destek sağlanması gereğini ifade ettik
Pandeminin bir buçuk  yılına yaklaşılırken  tüm bunlar yapılamadığı için salgına karşı başarısız olundu,haklı çıktık.
7. Pandemi ile mücadelede başarı tüm yaşamın salgın koşullarına göre yeniden
düzenlenmesi gerektiğini vurguladık, haklı çıktık.

Toplum üzerinde yıkıcı etkisi olan salgının kontrol altına alınması için yaşamın yeniden
düzenlenmesi gerektiğini, zorunlu üretim dışında tüm sektörlerin durdurulması gerektiğini, zorunlu üretim
için riskten arındırılmış çalışma ortamının sağlanması, çalışanlara ekonomik ve sosyal
destek sağlanması, çalışma saatlerinin düşürülmesi, dönüşümlü çalışma, kapalı toplu yaşam
alanlarının kapatılması (cami, AVM, vb.), okul gibi en son kapatılacak yerlerde riskten
arındırılmış eğitim ortamı, eğitim emekçilerinin en kısa sürede aşılanması, Toplu ulaşım
kapasitesinin düşürülmesi, riskten arındırılmış ulaşımın sağlanması gereği vurguladık. Tüm
bunlar yapılamadığı için haklı çıktık, pandemi ile mücadele başarısız olundu.
1 Haziran 2020 de ki hızlı açılmaya yani kademesiz tüm tedbirlerin hepsinin birden kaldırılmasına itiraz ettik.2020 sonbaharında yeni bir pik gelir dedik.Haklı çıktık.

8. Salgındaki Gerçek Ölümlerin Resmi Sayıların 3 Katından Fazla Olduğu Kabul Edildi.

Sağlık Bakanı 23.06.2021 tarihinde yaptığı basın toplantısında, salgın ve salgına bağlı nedenlerden dolayı ölümlerin 150 binin üzerinde olduğunu itiraf etti. Bu sayı, şimdiye kadar açıklanan resmi sayının 3 katından fazla. Biz Türk Tabipleri Birliği (TTB) olarak, COVID-19’a bağlı gerçek ölüm sayısının çok daha yüksek olduğunu ve salgın ölümlerinin manipüle edildiğini, gerçek ölüm sayılarının açıklananın en az 3,5 katı olduğunu birçok kez veriler ile ortaya koymuştuk.Yine haklı çıktık.

9. Aşı çeşitliliğine de dikkati çektik, "Tek aşıya bağımlı kalınmamalı" ,enfeksiyonu bu aşılama hızı ile yakın zamanda kontrol etmemiz zor dedik.haklı çıktık

Sağlık Bakanlığı’nın elindeki bilimsel bilgi ve verileri toplumla şeffaf bir şekilde paylaşmaması, aşılar hakkında bilgilendirme yapmaması nedeniyle  Sağlık Bakanlığı eliyle bilimsel verilerden uzak, izaha muhtaç bu belirsizlik hali yaratılmaktadır, sağlık çalışanlarının enerji ve zamanını almakta, salgının başından beri desteklemedikleri sağlık çalışanlarını daha da tüketmektedir.
Türk Tabipleri Birliği (TTB)olarak Ocak 2021’de aşılanmalarına başlanan sağlık emekçileri ile 65 yaş ve üzeri yurttaşların hatırlatıcı doz aşı randevuları ile ilgili olarak 29 Haziran 2021 günü Sağlık Bakanlığı’na bir yazı gönderdik.
Pandemide gelinen aşamada Delta varyantı başta olmak üzere virüsün yeni varyantlarına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün de uyarılarda bulunduğu hatırlatılan yazıda hatırlatıcı doz uygulamasının ayrıntılarının kamuoyu ile paylaşılması ve Delta varyantına karşı etkililiği kanıtlanmış aşıların randevularının derhal açılması talep ettik.
Hemen arkasından bildiğiniz gibi hatırlatma aşıları başladı
Toplum olarak başarısızlığın bedelini ödemek zorunda kaldık.

 

Bu yazı 264 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum