PANDEMİ ve AİLE İÇİ İLİŞKİLER
Melisa Yıldırım

Melisa Yıldırım

PANDEMİ ve AİLE İÇİ İLİŞKİLER

26 Mart 2021 - 09:12

İlişkileri başlatan nedenler ile devamlılığını sağlayan nedenler kendi aralarında değişkenlik göstermektedir. İlişkiyi başlatan etken heyecan doğrultusunda aşk olsa da, devam ettiren etken paylaşım ve sorumluluk bilincidir. Dönemin zihniyetine ve şu an da içerisinde bulunduğumuz pandemi şartlarına baktığımızda paylaşım ve sorumluluğun önemliliğini dair çıkarımlarda bulunmak mümkündür. Pandemi süreci ile birlikte artış gösteren aile içi iletişimsizlik ve artan boşanma süreçleri coronavirüs salgını sürecinin ilişkiler ve aileler üzerinde yarattığı olumsuz tabloyu gözler önüne serdiğini gözlemliyoruz.
Ülkemizde ilişkileri dair yaptığımız gözlemler sonucunda çiftlerin birbirlerine dair görev ve sorumluluklarını yerine getirmediklerini, özellikle çocuk olduktan sonra ebeveyn olduklarını görmekteyiz. Oysa ki mutlu bir partner olmadan ya da mutlu bir kadın /erkek olmadan iyi bir ebeveyn olmak mümkün olmayacaktır. Çünkü çocuklar ilişkilerinde nasıl bir partner olacaklarından, çocuklarına nasıl bir ebeveyn olacaklarına kadar ki süreçlerini ebeveynlerini gözlemleyerek edinirler. Dolayısıyla çocuklar için yaşamak klişesine kapıldığımızda kendini bir birey olarak tanımlayamayan çocuklar yetiştirmiş oluruz. Ardından ise ben olmadan biz olmaya çalışan nesiller ile karşılaşırız.
Pandemi sürecinde sıradanlaşan ve monotonlaşan ilişkiler aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine dayalı eşitsizliklerle de sınanmıştır. Hane içerisinde daha sık bir şekilde birbirini görmeye başlayan çiftler aslında ne kadar tahammülsüzleştiklerini öğrendiler ve bu tahammülsüzlük şiddeti arttırdığında şiddete maruz kalanlar şiddetle dört duvar arasında sıkışıp kaldılar. Bu şiddet zaman zaman karşımıza fiziksel şiddet olarak çıksa da zaman zaman da eşlerden birinin bir diğerine uyguladığı baskı ve eşitsizlikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel bir değerlendirme yapılacak olursa pandeminin yeni sorunlar ürettiği fikrinden ziyade var olan sorunları gözle görülür hale getirdiği kanaatindeyim.
  Bir salgın olarak aile içi şiddet pandemisi yüzyıllardır devam etmekte olan sosyal bir sorundur. Peki, bu sorunla mücadele etmek mümkün müdür? Elbette, mümkündür. Eşler birbirine karşı olan sorumluluklarını yerine getirdiği, evde ki görevler paylaşıldığı, herkesin kendine ait bir alanı olduğu, paylaşımda bulunulduğu, anlayışlı olunduğu takdirde tahammülsüzlüğün azalacağı ve ilişkide saygı ile birlikte gelen mutluluğun hakim kılınacağına şahitlik ederiz. Ancak evlilikte sorumluluğun bilincinde olamayan partnerler aile kurumunu ayakta tutmak noktasında başarılı olamamaktadırlar. İlişkilerde sorumluluklar cinsiyete göre değil, yoğunluklara ve paylaşımlara göre belirlenmelidir. Roller eşit paylaşıldığı takdirde bir kriz olarak değerlendirdiğimiz salgını; ilişkimiz için fırsata çevirebiliriz.
 
 

Bu yazı 274 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum