YANGINLAR VE TÜRK HAVA KURUMU
Kevser  Ofluoğlu

Kevser Ofluoğlu

YANGINLAR VE TÜRK HAVA KURUMU

10 Ağustos 2021 - 11:42


“İstikbal Göklerdedir, çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlardan asla emin olamazlar” cümlesini önderimiz Atatürk, Türk Tayyare Cemiyeti’nin 16 Şubat 1925 tarihindeki  açılışında, bundan neredeyse 100 yıl evvel sarf etmiş. Uçağın icadı 1903, harpten yeni çıkmış, varını yoğunu bu uğurda harcamış Türk Milletinin, gerçek ve ebedi liderinin, akıl ve bilim süzgecinden geçmiş müthiş öngörüsü. Akabinde bütün Avrupa ve Amerika’nın havacılığı özendirmek için ayrıca bir spor alanı oluşturduklarını vurgulayarak ” yürekli, bilgili, kanatlı bir gençlik yetiştirelim” talimatını veriyor. Atatürk, Türk istiklal ve bağımsızlığında havacılık alanında hakimiyetin önemine vurgu yaparak bizzat çalışmaları yakından takip ediyor.
1935 yılında Türk Hava Kurumu (THK) adını alan Türk Tayyare Cemiyeti’nin açılışının ardından,
23 Nisan 1926'da Türk Havacılığının gereksinimi olan teknik personelin eğitilmesi amacıyla “Tayyare Makinist Mektebi”,
3 Mayıs 1935 Tarihinde Türkkuşu kurulup, Önce planör okulu, ardından paraşüt okulu, 1936 yılında ise Tayyare Okulu açılıyor.

Türkiye'nin ilk kadın savaş pilotu, Sabiha GÖKÇEN Tayyare Okulu’nun ilk öğrencilerinden oluyor.
1939-1941 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı'nın da isteğiyle Etimesgut Uçak Fabrikası kuruluyor,1944 yılından itibaren Etimesgut Uçak Fabrikası'nda, planörler ile  eğitim, sağlık ve nakliye uçakları üretiliyor, tam  77 yıl evvel.
Ayrıca Ülkemizde ilk motor fabrikasını THK kuruyor, şimdilerde özelleştirmeye çalıştıkları Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na  1952 de devrediliyor motor fabrikası ve 1954’ten bugüne Türk Traktör fabrikası olarak üretime devam ediyor.

1926 yılında açılan Kayseri Uçak Fabrikasında 1942 yılına kadar 212 uçak üretiliyor, ilk üretilen uçak 1932 yılında, Atatürk’ün emriyle İran’a hediye ediliyor.
 1933 yılında Türk Hava Yolları kuruluyor ve Eskişehir uçak fabrikası açılıyor.
Bunların hepsi Atatürk’ün sağlığında faaliyete geçiyor.

Günümüzde ise, THK’nun mevcut 6 yangın uçağından kaçı faal, kaçı değil o bile bilinmiyor. 2002 yılında 19 yangın uçağı olan ve şuan siyasal mezunu kayyımla yönetilen THK, 2018 yılı yangın uçakları ihalesine, faal  5 uçağı olmasına rağmen, su kapasitesi 100 LT.  eksik diye katılamıyor. THK’nun uçakları hangarda çürürken,Tarım ve Orman Bakanlığı orman yangınları için 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon lira, 153 gün için toplam 203 milyon lira ödüyor.

Netice, an itibariyle yüzlerce noktada çıkan yangının ardından,  ülkede 7 ayrı ilde yangınlar hala devam ediyor, kaç köy yandı, kaç can heba edildi bilmiyoruz, kendi yangın uçağımız yok, bu işin sorumlusu bakanlıktan ses seda yok, hesap verende soranda yok ve hepimiz acıdan kahroluyor  ama çaresizlik içinde bir şey yapamıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti milleti ile beraber, hiç bu kadar çaresiz olmamıştı herhalde.
Ülkenin itibarı, milletin can ve mal güvenliği böyle mi sağlanıyor, devletin bekası böyle mi korunuyor  sayın iktidar ve ortakları?

Yani, şahsım hükümetinin 13 uçaklı itibar filosu olacak, Kapalı Maraş’a pikniğe 7 uçak ile gidilecek, ama yangın uçağı olmasa da olur öyle mi?
Her  millet layık olduğu yönetime nail olur diye bir söz var. Biz ise uzun  zamandır   yönetilemiyoruz zaten. Devlet aklı yok edilmiş çünkü liyakat yok. Ne var onun yerine, her şeyi bilen ”bir bilen” var. Üstelik, sürekli yanılan, aldatılan  ve kandırılan,  ülke gerçekleri ile ilgili hiç bir şey bilmeyen aslında. Türk Milleti asıl unsurdur bu ülkede, ah bir bilebilse. Kimseye mahkum değil, mecbur değiliz. Keyfiyetle ülke yönetmenin bedeli bu ödediğimiz ağır fatura.

Yangınla mücadele de öngörülü değiller, bu nedenle tedbirleri önceden alamadılar. Devleti  günlük politikalarla yönetenler, yanan ormanların, doğanın, yok olan canların altında kaldılar. Hala Türk Milletine derli toplu bir açıklama bile yapamıyorlar. Niye Tarım Bakanı çıkıp günlük bilgi vermiyor, kaç uçak, helikopterle mücadele ediyorlar, kaç yangın oldu, kaçı söndürüldü, can mal kaybı nedir diye? Bizler ne yapabiliriz diye çırpınırken, bu işi yönetmesi gerekenler ortada yok. Bütün kaynaklar bölgesel olarak tek bir merkezden yönetilmeli acilen millet bilgilendirilmelidir.

 Ayrıca vakit kaybetmeden, bundan sonra oluşabilecek yangınları önlemek için yapılacak ilk şey, THK eski başkanı E. Korg. Erdoğan Karakuş’un da dediği gibi, THK mevcut yangın uçaklarının, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nca ivedilikle elden geçirilip devreye sokulması olmalı, geleceğe yönelik bir yangın filosu oluşturmak için adımlar hemen atılmalıdır. Bu durum bir beka sorunudur ve ülke toprakları yok olmaktadır, acilen gereği yapılmalıdır.
 
 
 
 

Bu yazı 473 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Duran Yıldız
    1 ay önce
    Yazınıza tamamen katılmakla beraber,Vecihi Hürkuş'tan bahsetseydiniz keşke.Güneş balçıkla sıvanmaz.Vecihi Hürkuşu engelleyen zihniyetten bahsetmeniz de gerçekçi olurdu.