"SEÇİM BARAJI MASALI"
Cem Toker

Cem Toker

"SEÇİM BARAJI MASALI"

16 Eylül 2021 - 12:57


Tüm anketlerde baş aşağı gittiğini gören Cumhur İttifakının paydaşları olan AKP ve MHP, durumun vahametini görünce aniden sözde “demokrasi simidine” sarılmaya ve onlarca yıldır ağızlarına almadıkları seçim barajını indirmeye karar verdiler.
Bu iki partinin demokrasi, özgürlükler, adalet sicilini bilenler bilir. Bilmeyenler için anlatalım.
Türkiye’yi dünyada yayınlanan tek Demokrasi Endeksinde, Tunus, Gana, Namibya, Senegal gibi Afrika ülkelerinin bile altına 110.’luğa kadar düşüren Cumhur İttifakı zihniyetinin demokrasiyi geliştirme gibi bir niyeti ve girişimi asla olmamıştır ve olamaz.
AKP, Evren cuntasının getirdiği ve dünyada Zulu Kabilesi Başkan seçimlerinde bile kullanılmayan %10 barajını bunca zamandır kaldırmamış hatta kaldırmayı gündeme bile taşımamıştır.
%10 baraj rezaletinin demokrasiye vurduğu en ağır darbe Kasım 2002 seçimlerinde görülmüştür.
O seçimde AKP %34 civarı oyuyla Meclisteki koltukların yaklaşık %67’sini, %19 civarı oy alan CHP ise koltukların %33’ünü kapmışlardır.
Diğer partiler %10 barajı altında kaldıklarından, seçmenin %47’sinin, yani yaklaşık her 2 seçmenden birinin oyu Mecliste temsil edilememiş, çöpe gitmiştir.
Bir başka deyişle, millet oyunu Ahmet’e vermiş ama bu baraj yüzünden sıfır oy alan Mehmet “milli irade” adı altında Meclise “milletvekili” sıfatıyla girmiştir.
Seçim bir demokrasinin son göstergesidir.
Seçimler yapmak bir ülkeyi “hür ve demokratik” yapmaz.
Kendisine “cumhuriyet” deyip de, dünyada seçim yapmayan tek bir ülke yoktur. Kuzey Kore dediğimiz, dünyanın en ceberut yönetiminin resmi adı Kore Demokratik Halk Cumhuriyetidir. Belki inanmayacaksınız ama orada da Parlamento seçimleri yapılmaktadır.
Komşu ülkelerden diktatör diye bildiğimiz, Putin, Aliyev, Esad, Sisi de her 4-5 yılda bir seçimler yapmakta ve tekrar tekrar seçilmektedirler.
Hür demokrasinin seçimlerden önce olmazsa olmazları vardır. Birkaç tanesini sayalım:
Sandığa gidip, doğru adamı ve partiyi seçecek milletin doğru bilgiye erişmesi gerekir. Bunun için özgür bir basın şarttır. Bilgiye erişim hürriyeti, bilgiyi yayma hürriyeti, bunları koruyacak tarafsız ve bağımsız bir yargı erki, RTÜK, TRT, Anadolu Ajansı tarafsız kalması gereken kurumların varlığı şarttır. Bir parti Genel Başkanına bağlı bir Merkez Bankası en uyduruk demokrasilerde dahi düşünülemez.
Burada vurgulamak istediğim şudur:
Hür, adil, şeffaf, eşit şartlarda, demokratik bir ortamda yapılmayan seçim, barajı kaç olursa olsun seçim değildir. İsterseniz her hafta seçim yapın, dünyada sizden hiç kimse bir “demokrasi” olarak bahsetmez.
Barajın düşürülmesi, şu andaki haliyle seçime bir ittifakla değil, tek başına girecek partileri ilgilendiren bir konudur.
Buradaki hedef, DEVA, Gelecek Partisi, Yeniden Refah gibi yeni ve küçük partilerin, Millet İttifakına katılmayıp, tek başlarına seçime girip, indirilmiş baraj altında bile kalarak Mecliste temsil edilmelerinin önüne geçmektir.
Barajın düşürülmesi teklifinden çok daha önemlisi, zaman içinde “ittifaklara katılacak partilere, ittifak içinde getirecekleri” barajdır. Geçen seçimde, Saadet gibi, Demokrat Parti gibi, Büyük Birlik gibi yüzde sıfır bilmem kaçlık partiler, ittifaklara dâhil olarak Mecliste temsil edilme hakkı kazanmışlardı.
AKP ve MHP bunun önüne geçebilmek için, ittifak içine de ayrı bir baraj getirerek, küçük ve yeni partilerin ittifaklara dâhil olup, Mecliste temsil edilmelerinin önüne geçmeye çalışmaktadır.
Gündeme gelecek en son konu da, Yeni Anayasa ve/veya Anayasa değişikliği paketi ile Cumhurbaşkanının seçilme sistemini değiştirmek olacaktır.
%50+1’i artık çantada keklik göremeyen Erdoğan ve partisinin, siyaseti ve toplumu bu yönde yavaş yavaş hazırladıkları görülmektedir.
Başta söylediğimizi tekrar edelim.
Hür demokrasi ve adalet anlayış sicilleri kanıtlanmış olan AKP ve MHP’nin baraj, seçim sistemi, Anayasa değişikliği konularında gündeme taşıdıkları her önerinin tek bir hedefi vardır.
“Daha az oyla nasıl seçilmemi garanti ederim ve daha çok sandalye kaparım.” Aksini düşünen büyük bir gaflet içindedir.
 
 

Bu yazı 582 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum