Büyüyünce Ne Olacaksın?
Billur Uyanık

Billur Uyanık

Büyüyünce Ne Olacaksın?

01 Eylül 2021 - 15:25

Daha çocukken başlarlar sormaya.. Anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz sorarlar bize.. Eve misafir geldiğinde komşu teyze sorar.. Çocuk parkında oyun arkadaşımızın annesi sorar..Bazen de bakkala ekmek almaya gittiğimizde karşılaşırız o malum soru ile; "Büyüyünce ne olacaksın?"

İlkokula başladığımızda öğretmenlerimiz başlar sormaya.. Genelde ya doktor oluruz, ya pilot..Öğretmen olmak isteyen de olur bazen; bir mühendis de fena olmaz hani..Biraz dışa dönük bir tipsek şarkıcı da oluveririz hemen..Bazen de astronot olmayı isteriz; çocuğuz ya hayaller büyük..Aaahh ahh.. 5 yaşındaki ben..Ve hayalim..
 
Gerçek meslek seçim zamanı geldiğinde; yani hayatımızı etkileyecek olan üniversite sınavı öncesinde ise yıllardır bize dayatılan meslek grupları içerisinden bir seçim yapmamız gerekir.. Öyle ya; neredeyse 18 yıldır bunun için okuyup hazırlanıp "adam" olmuşuzdur; oldurulmuşuzdur. Tabi o da şanslı kesim içindeysek hani..İyi bir eğitim alıp; özel dersler ya da dershaneyle bunu pekiştirdiysek.. Benim zamanımda ÖSS idi; şimdilerde oldu YKS.. İsmi gibi her sene değişen; bundan sonrasında da tam olarak nasıl olacağını bilemediğimiz eğitim modelinde bize dayatılan roller ve meslekler içerisinden bir seçim..

Lise sondayken rehberlik dersleri vardı bizde.. "10 sene sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? " Onu cevaplayıp hayallerimizin üstüne çıktığımızda yeni bir soruyla daha karşılaşırdık; "Peki ya 20 yıl sonra?" Çok şükür ki ben bugünüme baktığımda tam olarak 18 yaşımda olmak istediğim noktadayım..Her ne kadar 5 yaşındaki hayalimi gerçekleştirememiş olsam da..

Ergenlik sonrası laylaylomla geçen, çokça gülünen, eğlenilen; bir o kadar da sabahlara dek sınavlara çalıştığımız ve belki de birçoğumuzun ilk kez ailelerimizden uzakta yaşamaya başladığımız üniversitenin son zamanlarına yaklaştığımızda ise bu sefer biz kendimize sorarız o malum soruyu; "Ne olacaktım ben?".

Üniversite hayatı biter.. Başlarız iş aramaya..Bitmesin isteyenler de yüksek lisans da yapar sonra başlar iş aramaya.. Eee..Ne de olsa yalnızca tek bir üniversite adı ile CV'yi tam olarak dolduramıyorduk değil mi günümüz şartlarında..Hmm.. Her neyse.. Yüksek lisans da biter.. Önce birkaç ay tamamen zevk(!) için ücretsiz olarak çalışacak olduğumuz staj dönemimiz başlar.. Eğer ki ortamda sivrilebilirsek ya da bizi tanıyan(!) birileri ile tanışabilirsek 1 yıl kadar kısacık bir zaman akabinde asgari ücretle MT ya da Uzman Yardımcısı olarak başlarız bir firmada çalışmaya.. Sonrasında ise bitmek bilmeyen mesailer; hep bir kendini başkalarına ispat etme çabası.. Belki de yöneticilerimizin de zamanında yaşadığı mobingi bize de yaşattığı o dönemler.. Ve tüm bunlar olurken gelmişizdir 30'larımıza.. Sonra belki bir gün bir iş görüşmesine gittiğimizde karşımızda oturan İnsan Kaynakları Yöneticisi; ki kendileri pek sevilmez malum kendimden biliyorum ama üstüme alınmıyorum:) ; bize gene sorar o malum soruyu; "10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?"... 10 yıl sonra mı... Yani neredeyse emekli olacağım çağlarda mı...Nasıl ya! İşte tam olarak o zaman dank eder... Ben ne olmak istiyordum?...Ama şimdi ne oldum... 

YKS sonuçları dün açıklandı. Kimileri istediği okul ve bölüme gitme hakkını kazanırken, kimileri umutlarını bir sonraki seneye bıraktı. Ama günün sonunda acaba içimizden kaçımız o 5 yaşındaki çocuğun hayallerini yaşadı? Neredeyse son 20 yılını kariyeri için harcamış ve bugün bakıldığında orta yaşa gelmiş hem de sektörün içinde bir birey olarak söylüyorum ki; elinizden geldiği kadar hayallerinizi yaşayın! Ne olduğunuz ya da hangi işle meşgul olduğunuz değil; hangi işi yapıyorsanız onu en iyi şekilde yapıyor olmanızdır önemli olan..Kendinize neler kattığınız. İş ve özel hayat dengesini nasıl en iyi şekilde sağladığınız.. Kendinizi nasıl mutlu kıldığınız.. Elbette mecburiyetler var; elbette gönlümüzden geçen hayatı en azından asgari düzeyde yaşabilmek adına kazanmamız gereken bir para ve çalışmamız gereken bir iş var. Ama gene de dönüp baktığımızda keşke dememek adına o 5 yaşındaki çocuğu da unutmayalım..

Ha bu arada; benim 5 yaşındaki çocukluk hayalim neydi diye soracak olursanız; Türkiye'nin ilk kadın cumhurbaşkanı olmak istiyordum.. Kim bilir; belki bu hayalimi benim yerime gerçekleştirecek başkaları çıkar.. Ne dersiniz?:)

Haftaya görüşmek dileğiyle..

Herkesin sesinin çıkacağı günlere!

Bu yazı 241 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 8 Yorum