“Engellilerin Tüketici Hakları için Uluslar arası İşbirliği ve Ağ Oluşturuluyor”

Engelliler Konfederasyonu ve Tüketici Hakları Derneği, Bulgar Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği ve Bulgaristan Görme Engelliler Spor Federasyonu işbirliğiyle ‘Engellilerin Tüketici Hakları Ağı” kuruluş çalışmaları başlatıldı. Yürütülen proje hakkında Engelliler Konfederasyonu Başkanı Mustafa Özsaygı ile konuştuk.

“Engellilerin Tüketici Hakları için Uluslar arası İşbirliği ve Ağ Oluşturuluyor”

Engelliler Konfederasyonu ve Tüketici Hakları Derneği, Bulgar Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği ve Bulgaristan Görme Engelliler Spor Federasyonu işbirliğiyle ‘Engellilerin Tüketici Hakları Ağı” kuruluş çalışmaları başlatıldı. Yürütülen proje hakkında Engelliler Konfederasyonu Başkanı Mustafa Özsaygı ile konuştuk.

“Engellilerin Tüketici Hakları için Uluslar arası İşbirliği ve Ağ Oluşturuluyor”
Editor: admin
30 Haziran 2021 - 18:33

Engellilerin Tüketici Hakları Ağı”  çalışmasıyla neyi amaçlıyorsunuz?

Mustafa Özsaygı: Çalışmanın öncelikli olarak iki amacı bulunmaktadır;
Birincisi; Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerindeki engelli ve tüketici hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri arasında kurumsal, yaygın, güçlü ve sürdürülebilir işbirliklerinin oluşturulmasıdır. Bu işbirliğini sağlamak için “Engellilerin Tüketici Hakları Ağı” kurulacak. Eğer Covid-19 pandemi şartları izin verirse önümüzdeki 1 yıl içinde Türkiye’de ağın uluslararası katılımlı toplantısı yapılacak. Toplantıda ağın programı, iletişim araçları, sekretaryası vb araçları oluşturulacak.

Çalışmanın diğer amacı ise; yukarıda da belirtildiği gibi engellilerin tüketici hakları konusunda Türkiye ulusal mevzuatında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu eksikliği ortadan kaldırmak için Avrupa Birliği ülkelerinin mevzuatları incelenerek iyi uygulama örnekleri tespit edilecek ve Türkiye’de engellilerin tüketici hakları mevzuatının oluşturulması için politika önerileri hazırlanacak.
Politika önerilerinin ilki ise “Engellilerin Tüketici Hakları Manifestosunun” hazırlanması olacak. Bu belge daha çok engellilerin tüketiciler olarak yaşadıkları hak ihlallerini ve bu ihlalleri gidermeye yönelik yapılması gereken çalışmaları ortaya koyacak. Bunların dışında engellilerde ve sivil toplum örgütlerinde engellilerin tüketici hakları konusunda bilgi, bilinç ve farkındalığın artırılmasına yönelik eğitimler, kampanyalar gerçekleştirmek, dökümanlar hazırlamak gibi çalışmalar da gerçekleştirilecek.

Bu çalışmaya neden gerek duyuldu, çalışmanın nasıl bir arka planı var?

Mustafa Özsaygı: Türkiye nüfusunun yaklaşık 10 milyonu engellilerden oluşmaktadır. Engelliler engel durumlarına, engel gruplarına özgü sorunlar ve hak ihlalleri yaşamakla beraber bütün engellileri ilgilendiren temel ve ortak sorunlar oldukça fazladır.
Eğitim ve sağlık hizmetlerinden tam ve etkin faydalanılamaması, istihdam sürecine katılım konusunda fırsat eşitliğinin sağlanmaması, mal ve hizmetlerin, bilgi, teknoloji ve mekanların erişilebilir olmaması, kültür-sanat-spor vb aktivitelere katılım olanaklarının sınırlı olması gibi zorluklara ek olarak Covid-19 pandemisi gibi olağanüstü durumların engelliler üzerinde yarattığı yıkıcı etkiye karşı kamusal hizmetlerin yetersiz kalması gibi genel sorunlar engellilerin yaşadıkları hak ihlallerinin nedenleridir. Engellilikle kadın, çocuk, yaşlı, LGBTİ+, işsizlik, yoksulluk gibi olguların kesişmesi belirtilen zorlukların düzeyini daha fazla artırmaktadır. Belirtilen bütün bu hak ihlalleriyle kesişen ve şuana kadar karar vericiler ve sivil toplum örgütleri tarafından gözardı edilen bir alan ise “Engellilerin Tüketici Hakları” konusudur. Tanım olarak tüketici; iktisadi mal ve hizmetleri belirli bir bedel karşılığında satın alarak kullanan kişidir. Tüketicinin tükettiği şeyler daha çok maddi şeyler olarak algılanmakla beraber maddi olmayan kültür, eğlence, spor, paylaşılan bilgi, mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaşma şekli ve süreçlerinin hepsi tüketim öğeleridir.

Tüketiciyi ilgilendiren tüketim konularının çok geniş bir alanı hatta gündelik yaşamamızın tamamını ilgilendiriyor olmasından dolayı gündelik yaşamımızın bütün alanlarının engellilere özgülenmiş olarak planlanmasını zorunlu hale getirmektedir. İnsan hayatımızın engellileri de gözeterek planlanması engellilerin toplumsal yaşama katılabilmeleri için bir zorunluluktur. Bu zorunluluk aynı zamanda engelliler için bir tüketici hakkıdır. Engellilerin tüketici hakları konusunda 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ise sadece “ticari reklamların engellileri rencide edici olamayacağı” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. “Engellilerin Tüketici Hakları” çalışması gerek mevzuatta gerekse de uygulamalarda var olan bu boşluğun ortadan kaldırılması için bir başlangıç olarak planlanmıştır.

Bir mevzuatın olması engellilerin tüketici haklarının ihlal edilmesini engelleyecek midir?

Mustafa Özsaygı: Bir mevzuatın bulunması bir hakkın hayata geçmesi için yeterli değildir. Örneğin Engelliler Hakkında Kanun’da mekanların, toplu taşıma araçlarının vs erişilebilir olmasına yönelik düzenleme olmasına rağmen şuan yaptırım hükümleri uygulanmıyor. Veya 4857 sayılı İş Kanununda veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda engellilerin istihdamını zorunlu tutan hükümler var ama tam anlamıyla uygulandığı söylenemez. Bu açıdan yasal düzenlemelerin olması yeterli olmuyor. Fakat bu olumsuzluklar hakların yasal güvence altına alınmasını önemsiz hale getirmiyor. Bir hakkın yasal güvence altına alınması o hakkın hayata geçirilmesinin önemli bir aşamasıdır. Yasal olarak güvence altına alınan bir hakkın ihlali durumunda adli ve idari alanlarda talepte bulunma olanağı ortaya çıkar. Bu da hak ihlaline neden olanlar için caydırıcı bir durum yaratabilir.
Şuan üretilen ürünlerin erişilebilir olmasına yönelik bir zorunluluk bulunmuyor ve onun için de çok az sayıda ürün erişilebilirlik kriterleriyle uyumludur. Yasal bir düzenleme olmadığı için engelliler ürünlerin erişilebilirliği konusu sadece hak meselesi üzerinden talepte bulunabilirken bu talepleri karşılamayanlara yönelik caydırıcı bir durum söz konusu değil.
Bu olumsuzluğu aşmak açısından yasal mevzuatın oluşturulması zorunludur.

Engellilerin tüketici haklarının korunmasında şirketlerin önemli bir misyonu olabilir. Sizce bu konuda durum nedir? Şirketler/firmalar bu konuda sorumluluklarını yerine getiriyor mu?

Mustafa Özsaygı: En sondakini başta söylemekte sakınca yok; evet firmalar ürün ve hizmetlerin, mekanların ve tüketiciye yönelik diğer şeylerin erişilebilirliği konusunda üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyorlar.

Bunun çok basit bir nedeni var. O da kar meselesidir. Bir mal veya hizmetin erişilebilir olması için ek masraflar yapmak gerekir. Ürünlerin üzerine kabartma yazı yazılması, işyerlerinde işaret dili tercümanı bulundurulması, tuvaletlere ek donanımlar konması, rampa yapılması, uygun büyüklükte-sesli-görüntülü asansör vs hepsi bir masraf kalemidir. Mal ve hizmetlerin erişilebilir olmasının önündeki en büyük engel firmaların daha fazla kar için bu masrafları yapmaktan kaçınmasıdır.
Eğer firmalar daha fazla masraf yapmamak için ürettikleri mal ve hizmetlerin erişilebilir olmasını sağlamıyorlarsa o zaman bunu sağlayacak yasal mevzuata ihtiyaç ortaya çıkar.
Yasal mevzuat bu açıdan gerekli olduğu gibi ayrıca erişilebilirlik kriterlerinin belirlenmesi, bu konuda standartların oluşturulması için de yasal mevzuat gerekiyor.

Engelliler Konfederasyonu ve Tüketici Hakları Derneği, Bulgar Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği ve Bulgaristan Görme Engelliler Spor Federasyonu beraber yürütülecek çalışma. Bu beraberlikten hareketle neden Bulgaristan daha sonra farklı ülkeleri de ağa dahil etme planlarınız var mı?

Mustafa Özsaygı: Sivil Toplum Diyaloğu-VI programı kapsamında Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve Merkezi ve İhale Birimi Başkanlığı koordinasyonundaki çalışmayla hazırlıkları yapılan Engellilerin Tüketici Hakları Ağı, sizin de belirttiğiniz gibi başlangıçta engelli hakları alanından 2 ve tüketici hakları alanında 2 olmak üzere toplam 4 sivil toplum örgütünün katılımıyla kurulacak. Sonraki 1 yıllık süreçte bu ağa enaz 30 sivil toplum örgütünün katılmasını hedefliyoruz. Fakat bu işbirliği kağıt üzerinde olan bir işbirliği olmayacak. Ağ farklı ülkelerdeki mevzuat ve uygulamaları araştıracak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde engellilerin tüketici hakları konusunda yeni politika önerileri oluşturacaktır. Farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını sağlayacaktır.

Ağın bilgi paylaşımını sağlamak için çok dilli web sitesi ve kendi içinde haberleşme ve bilgi paylaşımını sağlayacak sanal platformları hazırlanıyor. Bu araçlar özellikle pandemi gibi hareket kısıtlarının bulunduğu koşullarda ağ üyelerinin haberleşme ve bilgi paylaşımını sağlayacak.
Bu çalışmaların başlangıcı ve bizi ilgilendiren boyutu olarak Türkiye için engellilerin tüketici hakları konusunda yeni politikaların oluşturulması olacak.
Çalışma henüz başlangıç düzeyinde olmakla beraber engelli ve tüketici hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerini ağa katılmaya davet ederek bitirebiliriz.
 
 
 
 

Bu haber 213 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum