"Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız"

Sanatçı ve Özgür Sanatçılar Derneği başkanı Arzu Kök ile konuştuk. Kök ,” Günümüz Türkiye’sinde gerçek sanatçılar kıyıda köşede kalmış, ürettiklerinin karşılığını almayı bırakın çevrelerindeki insanlar hariç kimselerin tanımadığı insanlar durumundalar. Yani bu ülkede medyatik olanlar hariç hiçbir sanatçı emeğinin karşılığını alamamaktadır. Bizler Özgür Sanatçılar Derneği olarak bunun değişmesi ve özellikle Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız.”

"Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız"

Sanatçı ve Özgür Sanatçılar Derneği başkanı Arzu Kök ile konuştuk. Kök ,” Günümüz Türkiye’sinde gerçek sanatçılar kıyıda köşede kalmış, ürettiklerinin karşılığını almayı bırakın çevrelerindeki insanlar hariç kimselerin tanımadığı insanlar durumundalar. Yani bu ülkede medyatik olanlar hariç hiçbir sanatçı emeğinin karşılığını alamamaktadır. Bizler Özgür Sanatçılar Derneği olarak bunun değişmesi ve özellikle Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız.”

Editor: admin
15 Ekim 2021 - 12:13

"Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız"

Sanatçı ve Özgür Sanatçılar Derneği başkanı Arzu Kök ile konuştuk. Kök ,” Günümüz Türkiye’sinde gerçek sanatçılar kıyıda köşede kalmış, ürettiklerinin karşılığını almayı bırakın çevrelerindeki insanlar hariç kimselerin tanımadığı insanlar durumundalar. Yani bu ülkede medyatik olanlar hariç hiçbir sanatçı emeğinin karşılığını alamamaktadır. Bizler Özgür Sanatçılar Derneği olarak bunun değişmesi ve özellikle Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız.”

Bir edebiyatçı, sanatçı ve Özgür Sanatçılar Derneği başkanı olarak öncelikle sormak isteriz; Arzu Kök kimdir? Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Hatay/İskenderun’da doğup toprak ve deniz kokusuyla büyümüş ve ikisine de aşık biriyim. İlk -ota-lise eğitimimi İskenderun’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi’nde Matematik okudum. Üniversite ile başlayan ve yıllardır süregelen bir Ankaralıyım artık. İlk-orta ve lise çağlarımda başlayan okuma sevdam ve sonrasında aldığım ilçe, il ve Türkiye çapındaki derecelerim ile hız kazandı bu serüven. Uzun yıllar Ulus Gazetesinde köşe yazarlığı yaptım. Pek çok dergide şiir ve makalelerim yayınlandı. Hâlâ da okumaya ve yazmaya devam. Ben kendimi çok okuyan az yazan biri olarak tanımlarım genelde. “Yırtık Uçurtma” isimli bir şiir kitabım. “Batan Gemi” isimli gazetelerde yazdığım makalelerin bir kısmı ile oluşan bir kitap ve “Geleceğini Vuran Ülke(1921-2021 Öldürülen Öğretmenlerimiz)” isimli bir araştırma kitabım bulunmakta. Yakın zamanda çıkacak iki veya üç kitabım da bulunmaktadır.

Özgür Sanatçılar Derneği hakkında bilgi verebilir misiniz? Kimler bu dernekte yer alıyor?

Özgür Sanatçılar Derneği üç beş kişinin bir araya gelerek kurmuş olduğu bir dernek olmanın ötesinde bir şey. Kişisel hiçbir şeye tenezzül etmeden ve gerçekten bugün için zora koşulmuş, çevresine duvarlar örülmüş bir topluma o koca hapishane duvarlarından bir delik açıp soluk yolu açmak bizim derdimiz. Çünkü o duvarların arkasına ve soluksuzluğa tıkıştırılmaya çalışıyorlar ve biz bunu ilk adımda duyumsayanlardanız; çünkü düşünmek gibi bir yeteneğimizin ayrımındayız, toplumsal ödevlerimizin ayrımındayız, “ben” kibriyle yaşanamayacağını ve canlı yaşamımızın bu “ben” kibri ile onulmaz ölçülerde kirleneceğini biliyoruz.
Kervanımız, bir ticaret ve hamaset kervanı değil. Yolculuğumuz, benim yolculuğum değil, bizden sonra geleceklere ayak izleri bırakma yolculuğudur.
Her sabahın yeni bir gün olduğu gibi bugünü de gelecek yenilerin başlangıcı olarak görmemiz gerekiyor. Hiçbir ön yargıya ve kaprise gerek duymaksızın koyduğumuz her yeni tuğlanın değerli olacağını düşünüyor ve sırası gelenin yeni tuğlalar koyması için harcı hazırlamakla görevli olduğumuzu biliyoruz. Özgür Sanatçılar Derneği, evrensel bir kaygıyla yola çıktığı için kimsenin “benim” diyeceği kadar özel bir mülkiyet asla değildir. Bu dernek yaşayacaksa ki yaşayacak, kişiler üzerinden değil evrensel değerler üzerinden yürüyecektir. Bugün bunları benim söylüyor olmam, yarın hiç tanımadığım yeni insanların konuşmalarını dinliyor olmamın garantisidir.
Tüm bunlar nedeniyledir ki Özgür Sanatçılar Derneği üyesi olmak bir ayrıcalıktır. Deneğimizde yazarlarımız, şairlerimiz, müzisyenlerimiz, ressamlarımız, tiyatrocularımız var. Ve bizler birlik bilinci içerisinde Özgür Sanatçılar Derneğini Ankara yeniden kültür ve sanatın başkenti oluncaya değin sürdürecek, etkin halde tutmaya kararlıyız.

Özgür Sanatçılar Derneği ne zaman ve kimler tarafından kuruldu? Derneğinizin kuruluş amacı neydi?

Özgür Sanatçılar Derneği 2018 yılında kuruldu. Bir gün İbram Erdem, Harun Ünlü, İrade Şahiner ve ben bir araya geldik. Sanat ve toplum üzerine konuşurken bu fikir geldi aklımıza ve çalışmalarımıza başladık. Hemen kurduk derneğimizi. Yazık ki derneğimizi kurduğumuz, ilk başkan İbram Erdem ve başkan yardımcısı Harun Ünlü’yü yıldızlara uğurladık. İlk kuruculardan ben ise şuan dernek başkanı olarak görev yapıyorum.
Sanatçının ve toplumun özgürlüğü bu derneğin kuruluş nedenidir. Toplumumuzdaki değerler kaybının gelecekle buluşması, gün yüzüne çıkması, sevinç haline dönüşmesinin özlemidir.
Halkların, özgürlüğün sesi, sanatçıların özgür olmasından geçer. Evreni evren yapan insanın, sanatsız yaşaması kendi yaprağını sarartmasıdır. ‘Özgür Sanatçılar Derneği’ karartılan, yok sayılan zenginliklerimizin yaşama geçirilmesi adına çalışmalarına başlamıştır.
Özgürlüğü, insanlığı ve onların yarattığı bütün güzellikleri kucaklamanın merkezi olarak buradadır. Burada kalmaya da devam edecektir.

Dernek adına ne gibi faaliyetler yaptınız bugüne kadar ve yeni projeleriniz neler?

Derneğimiz kurulduğu süreçten beri etkin olarak çalıştı. Bugüne kadar üç tiyatro eseri ortaya çıkarıp sergiledik. Dünya İnsan Hakları gününde büyük bir organizasyon gerçekleştirdik. Dünya Kadınlar günü dolayısıyla yine büyük bir etkinlik düzenledik. Bunların yanı sıra her ay düzenli olarak şiir dinletileri yaptık. Yine ayda bir üyelerimizle birlikte yemek organizasyonu yaptık. Tabii bunlar pandemi öncesiydi. Pandemi döneminde ise boş durmamak adına yitirdiğimiz kurucu üyemiz Harun Ünlü adına bir şiir koşusu düzenledik, duyurularını yaptık. Eş zamanlı olarak Ankara Şiirleri Seçkisi için şairlerimizden Ankara şiirleri istedik. Pandemi de olsa boş durmamak adına. Pandemi sonrası üyelerimize bir imza etkinliği, iki de birlikteliğinin olduğu etkinlik yaptık. Özellikle şiir-müzik-dans-tiyatro birlikteliği ile yaptığımız etkinliklerimizi her ayın son Pazar günü gerçekleştirme kararı aldık. Hatta 31 Ekim tarihinde böylesi bir etkinliğimiz olacak. Saat 16:00 – 19:00 arası Nefes Bar’da. Bekleriz.
Tabii biz bu etkinlikleri yaparken pandemi sürecinde duyurusunu yaptığımız şiir koşusu ve Ankara Şiirleri Seçkisi de sonlandı. Şiir yarışmasında Özcan Öztürk, Murat Yazıcı ve Halil İbrahim Durdu kazandı. Saffet Sarıkaya ve Onat Karabulut ise özendirme ödülüne layık görüldü. Ödül töreni önümüzdeki günlerde yapılacak. Onun hazırlıkları içerisindeyiz. Ankara Şiirleri Seçkisi tamamlandı. Önümüzdeki günlerde o da yayınlanmış olacak.
Bu arada bahsetmediğim bir noltamız daha var ki Özgür Sanat isimli bir dergi de çıkarıyoruz düzenli olarak. Dergimiz her geçen gün çok daha iyi bir noktaya daha geniş okuyucu kitlesine de ulaşıyor. Bu anlamda mutluyuz.
Önümüzdeki süreçte ise aylık etkinliklerimize devam edeceğiz, bunun yanında yeni tiyatro oyunlarının çalışması başladı. Tabii yeni seçkiler de hazırlayacağı. İleride bir de radyo kurmayı planlıyoruz ki bu şekilde daha geniş kitlelere de ulaşma şansımız olacak.

Etkinliklerin önemi nedir sizce?

Etkinlikler sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren, kaynaştıran, bir yapan şeylerdir ki bu anlamda çok da önemlidir. Biz de bu pek çok etkinliğe imza attık, atacağız. Biz inanıyoruz ki dünyayı sanat, şiir ve türküler kurtaracak, ayakta tutacaktır. Bu nedenledir ki dilimizden bu ikisini eksik etmemeliyiz. Zira ikisi insanları bir araya getiren, kaynaştıran, insani duyguları coşturan değerler olarak çıkıyor karşımıza. Durum böyle iken ve yukarıda da bahsettiğim gibi amaçlarımız doğrultusunda ilerleyebilmek adına bu etkinliklere devam edeceğiz. Bu etkinliklerimizde katılımcıların birlikteliği, kaynaşmaları, hele ki şair ve yazar dostlarımızın yüzlerindeki mutluluk hiçbir şeye değişilmez.

Toplumumuzun sanata, özellikle edebiyata olan bakış açısını ve edebiyatın, sanat dallarının geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Her toplumun edebiyatı vardır. İbn-i Haldun, “bütün dillerde şiir söylenmiştir” der. Edebiyat, insana dolayısıyla topluma has bir uğraştır. İster şahsi ister toplumsal bir kaygı sonucunda doğmuş olsun, sonuçta edebiyatın yönü topluma yani kendisinedir.
Sanat ve edebiyat toplumsal bir üretimdir. Doğal olarak içinde doğduğu toplumsal ilişkilerin içeriği sanat ve edebiyatı derinden etkiler, bu ilişkilerle kayıtlanır. Ait olduğu toplumsallık durumu, edebiyatın derin köklerine nüfuz eder; edebiyat bu köklerden dal budak salar. An be an toplumla nefes alıp verir; kâh onun kaydını tutar, kâh onu yadsır; ama bir şekilde toplumsal kurum olmaktan kendini alamaz.
Edebiyat işte böylesi toplumla iç içedir ancak günümüzde kapitalizmin her şeyi para olarak gören anlayışı edebiyat ve diğer sanat dallarına kazandırdığı ölçüde yönelinmesini sağlıyor. Bu anlamda uzak duranların sayısı azımsanmayacak seviyede iken ilgi duyan edebiyata ve sanatın bir dalına yönelenlerin sayısı da çoktur. Bu ise içimize umut ışığı serpmektedir geleceğe dair.

Bünyenizdeki sanatçı ve yazarların emeklerinin karşılığını aldığını düşünüyor musunuz?

Yazık ki günümüz Türkiye’sinde gerçek sanatçılar kıyıda köşede kalmış, ürettiklerinin karşılığını almayı bırakın çevrelerindeki insanlar hariç kimselerin tanımadığı insanlar durumundalar. Yani bu ülkede medyatik olanlar hariç hiçbir sanatçı emeğinin karşılığını alamamaktadır. Birler Özgür Sanatçılar Derneği olarak bunun değişmesi ve özellikle Ankara’nın yeniden Türkiye’nin sanat başkenti olması için çalışacağız.
 
 
 

Bu haber 116 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum